Anafen

Yaşamda doğru hamle yapın

24 Şub 2008 Kategori: rehberlik servisi

oss_ii_by_maxhoper.jpg 

Son zamanlarda seminerlerimde katılımcılarıma satranç bilip bilmediklerini soruyorum. Neredeyse tamamı üniversite mezunu katılımcılarımdan erkek olanların yüzde 90′ı satranç biliyorsa da aktif olarak oynamadıklarını söylüyorlar.

Kadınlarınsa yüzde 90′ı satranç oyununu bilmiyor. Satranç oyunu diğer pek çok oyun gibi bir oyun olmaktan çok daha öte bir kişisel gelişim aracı, stratejik düşünme becerileri geliştirme kursu ve planlama okulu sayılabilir. Elbette bu oyunu bilmeyen ve oynamayanlar satranç oyununun sağladığı bu faydalardan yararlanamamaktadır. Çok sevdiğim oyunlardan biri de Çin daması (dokuz taştır). Bu oyun da özellikle planlama becerilerinin gelişmesine yardım eder. Ancak bugün Çin damasından değil, satrançtan söz edeceğim.

Satranç oyunundaki en güçlü taş literatüre göre vezirdir. Vezir, hem bir kale gibi ileri-geri, sağa-sola hareket edebilir. Hem de bir fil gibi çapraz olarak dört yönde gidebilir. Vezir, günümüz dünyasının birden fazla yeteneği olan insanlarına benzer. Yani hem keman çalan, hem piyano çalan, hem gitar çalabilen, hem de şarkı söyleyebilen biri gibidir ya da hem makine mühendisliği becerileri olan aynı zamanda işletme yüksek lisansı olan aynı zamanda çok da iyi bilgisayar programı yazabilen ve yöneticilik performansı da çok gelişmiş biri gibidir. Oyunda rakibin bütün taşlarını tehdit eden çok güçlü bir taştır. Bir insan hayatta bir vezire dönüşmek için çabalayabilir. Ama vezir olmak da yetmiyor bazen. Vezir satranç oyunundaki en güçlü taştır; ama önünde kendi ekibinden bir piyon varsa o piyonun gölgesinde kalır. Gerçek yaşamda böyledir; çok yetenekli bazı insanların önlerini tıkayan aileden ya da işyerinden insanlar vardır. Kendi potansiyellerini gerçekleştirmelerine izin vermezler. Satranç oyununda “çatal yapmak” diye bir hamle vardır. Çatal yapmak, bir taşla aynı anda iki taşı tehdit etmek anlamına gelir. Rakip hangi taşı oynarsa oynasın tehdit altındaki iki taştan birini kaybedecektir. Gerçek yaşamda karar noktasında olan birçok insan, önündeki karar alternatiflerinden her şekilde kazançlı çıkacağı bir karar alternatifini birçok örnekte değerlendiremez. Örneğin, bir öğrenci düşünelim. Üniversite ve bölüm seçecek, öyle üniversite ve bölümler vardır ki, birkaç iş yapmanıza imkan verir. Bir işi yapamazsanız diğerini yaparsınız. Ama bu değerlendirmeyi yapamayan bir öğrenci, tek çalışma alanı sunan bir üniversite ve bölümünü tercih eder. Satranç oyunundaki en ilginç taşlardan biri piyondur. Sıradan ve kolayca harcanan bir taştır. Ancak rakibin oyun sahasının son hattına erişirse bu sıradan taş, oyunun kaderini belirleyecek şekilde vezire dönüşür. Toplum içindeki her sıradan insan da kendini koruyabilir ve geliştirebilirse, bir ülkenin kaderini değiştirecek insana dönüşebilir.

Satranç oyununda amaç, rakibin şahının gidebileceği hiçbir yer bırakmayarak galip gelmektir. Oyunda yüzlerce değişik hamle yapabilirsiniz; ama şahın gideceği yer bırakmadıkça galip gelemezsiniz. Dolayısıyla odaklanma prensibinin harika bir şekilde işlediği bir oyundur. Ayrıca odaklandığınız ve uygun hamle serisini geliştirdiğiniz takdirde çok az sayıda hamle ile de sonuca ulaşabilirsiniz. Diğer bir deyişle yüzlerce hamle oynamanıza ve zaman kaybetmenize gerek kalmaz. İnsan yaşamında da yüzlerce karar alabilmek mümkündür. Ancak birçoğu amacımıza yardım etmez. Satranç oyunuyla yaşamını özdeşleştirmiş biri, hayat karşısında amacının ne olduğunu netleştirir. Herhangi bir proje karşısında en önemli soruyu sorar: “Bu projede rakip takımın şahını ne temsil ediyor?” Yani başarmam gereken eşsiz ve tek hedef nedir? Birçok insan böyle bir hedefe hiç sahip olmadığından yüzlerce birbirini tamamlamayan eylemle geleceğe doğru yol alıyor. Sonunda da ölüm onları mat ediyor. Geriye değil taş, tahta bile kalmıyor.

Bu yazıyı paylaşabilirsiniz: These icons link to social bookmarking sites where readers can share and discover new web pages.
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google
  • Mixx
  • Smarking
  • Technorati
  • Webnews.de

Beyni genç tutmanın 10 etkili yolu

24 Şub 2008 Kategori: rehberlik servisi

beyin.jpg 

Siz yaşlandıkça beyniniz de yaşlanır. Gözleriniz nasıl eskisi kadar iyi görmüyor, kulaklarınız iyi işitmiyorsa, kaslarınız, kalbiniz 10-15 yıl önceki gücünü korumuyorsa beyniniz de kapasitesinin bir kısmını kaybeder. Bu normal, beklenen, olması gereken doğal bir süreçtir. Korkmayın, telaşlanmayın! Bu hafif kayıpları yaşlanmanın size yaptığı küçük oyunlar, hoşluklar gibi algılayın. Eğer bu doğal gidişi az da olsa yavaşlatmak istiyorsanız, aşağıdaki 10 öneriden yararlanın.  1. Düzenli aktivite yapın, hareketli bir yaşam sürün: Özellikle açık havada yapılan aerobik egzersizler sadece kaslarınıza değil, belleğinize de güç katar. Beynin, yeni beyin hücresi filizlendirme ve mevcut hücreler arasında daha yoğun ve daha etkin kavşak noktaları oluşturmasında aktif bir hayat ilaçlar kadar etkilidir. Bunun için ne yapın edin haftada en az 4-5 gün 30-45 dakika yürüyün, yüzün veya başka egzersizler yapın. Fırsatınız yoksa 1-2 gün de idare eder! 2. Beyin alkol ve sigaradan kesinlikle hoşlanmıyor: Sigarayı hiç içmeyin. Alkolü çok az kullanın. Araştırmalar, fazla alkolün beyin hücrelerini tahrip ettiğini gösteriyor. Günde 1-2 kadehten fazla alınmadığında, yani çok az miktarda tüketildiğinde bu zararlar görülmeyebiliyor. En doğrusu ikisini de kullanmamak.  3. Damarlarınızı genç tutun: Özellikle tansiyon ve kolesterol yüksekliğiniz varsa mutlaka kontrol altına alın. Kan şekerinizi dikkatle izleyin. Bu üçlü, damarları yaşlandıran en etkili problemlerdir. Beyin damarlarının daralıp tıkanması ise beyne giden oksijeni ve besinleri azaltmakta, onu aç ve susuz bırakmaktadır.  4. Stresinizi iyi yönetin: Stres, ölçülü ve iyi yönetildiğinde dikkati ve odaklanmayı güçlendiriyor, belleği destekliyor. Ama yoğun ve sürekli hale geldiğinde endişe, korku, sıkıntı yüklediğinde stresin zararları başlıyor, beyin hücrelerinizin canına okuyor!  5. Beyne etkili ilaçlardan uzak durun: Yatıştırıcı ve uyku ilaçları, antihistaminikler, antidepresanlar ve diğerlerini doktorunuz önermedikçe asla kullanmayın. Doktorunuz kesince hemen bırakın. Doktorunuzun belirttiği dozun üzerinde almayın. Mide ilaçları, alüminyum içeren antiasitler, aşırı miktarda kafein ihtiva eden ağrı kesiciler de zararlı olabilir. 6. Uykuyu ihmal etmeyin: İyi bir gece uykusu kadar beyni besleyen etkili ilaç hálá bulunamadı. Kaliteli bir gece uykusu beynin sütüdür. Beyni dinlendirir, yeniler, güçlendirir. Beyin yaşlandıkça, uykusuzluğa karşı direnci azalır. Yaşlı beyinde uyku kaybı bellek hatırlama- sorunlarını hızlandırır. İyi bir gece uykusu beyni canlandırır.  7. Hergün yeni bir şeyler öğrenin: Gazete okuyun. Kitap okuyun. Bulmaca çözün. Sudoku oynayın. Briç-satranç-tavla partilerine katılın. Yeni bir dil öğrenin. Şiir ezberleyin. Öğrenmek beyninize iyi gelecektir.  8. Hayatı sevin: Huzura, keyfe önem verin. Endişeden, korkudan, telaştan uzak durun. Yetinmeyi bilen, kendini güvende hisseden, seven, sevilen, ailesiyle işinde yaşadığı toplumda manevi duygularla güçlü bağlar geliştiren biri olmaya gayret gösterin. Huzurlu bir hayat sürmek belleği koruyan en etkin ilaçlardan biridir. 9. Vitamin-mineral ve antioksidan desteklerden faydalanın: Folik asidin, B12 vitaminin, C vitaminin belleği güçlendirebileceği biliniyor. Omega-3 yağ asitleri özellikle DHA bellek bozukluklarını geciktirmede etkili olabilir. 10. Sağlığınıza bir bütün olarak özen gösterin. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Vücudunuz sağlamsa belleğiniz size daha az ihanet eder.

Bu yazıyı paylaşabilirsiniz: These icons link to social bookmarking sites where readers can share and discover new web pages.
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google
  • Mixx
  • Smarking
  • Technorati
  • Webnews.de

6. Türkçe Olimpiyatları seçmeleri [video]

24 Şub 2008 Kategori: etkinlikler

Bu yıl 6. sı düzenlenecek Uluslararası Türkçe Olimpiyatı’nın Ukrayna elemelerinde heyecan büyüktü.

Elemelerin açılışını, Dışişleri Bakanı Ali Babacan yaptı. Babacan, Ukraynalı gençlerin kusursuz bir Türkçe ile yaptıkları sunuşları ilgiyle izledi.


Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarının altıncısı için geri sayım başladı. Olimpiyatlara katılmak kolay değil. Çünkü her ülkede önce o ülkenin en iyileri belirleniyor. Büyük heyecan yaşayan ülkelerden biri de Ukrayna’ydı. Ülkenin 7 ayrı bölgesini kapsayan ve 9 kategoride yapılan elemeler renkli görüntülere sahne oldu.

Elemeler, Ukrayna Milli Eğitim Bakanlığı, Kiev Eğitim ve İlim Genel Müdürlüğü, Milli Devlet Üniversitesi ve Türk işadamları tarafından açılan Uluslararası Meridyen Okulu temsilcilerinin denetiminde yapıldı. Büyük bir rekabetin yaşandığı elemelerde Türkiye’den sürpriz bir konuk vardı.

Elemelerin açılışını Dışişleri Bakanı Ali Babacan yaptı. Öğrenciler, Babacan’ı sevgi gösterileriyle karşıladı. Ukrayna’lı öğrencilerle sohbet eden Babacan, Türkçe konuşan öğrenciler karşısında şaşkınlığını gizleyemedi.

Dışişleri Bakanı Babacan, olimpiyatın her yıl dünyada daha fazla yankı bulduğunu söyledi. Ukrayna elemelerine ülkedeki binlerce Türkçe meraklısı içinden seçilerek gelen 135 genç katıldı. Ukraynalı gençler yarışmada Türkçe’nin anavatanına gidebilmek için bütün maharetlerini sergiledi.

Salondaki misafirler, şarkı yarışması kategorisinde finale kalan öğrencileri dinlerken mest oldu.Dereceye giren isimlerden; Odesa Ekonomi Üniversitesi öğrencisi Anastasia ile Karadeniz Lisesi öğrencisi Marina, sahne performanslarıyla en gözde Türk sanatçıları aratmadı.

Törende seyircilerin merakla beklediği bir diğer kategori ise şiirdi. Finale kalan Kırım Mühendislik ve Pedagoji Üniversitesi öğrencilerden Serane, Necip Fazıl’ın ‘Sakarya Türküsü’ şiirini büyük bir içtenlikle okudu.

21-31 Mayıs tarihleri arasında yapılacak 6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları heyecanı şimdiden dünyayı sarmış durumda. Ukrayna, Çin, Azerbaycan ve Gürcistan ön elemeleri biten ülkelerden sadece birkaçı.

Bu yazıyı paylaşabilirsiniz: These icons link to social bookmarking sites where readers can share and discover new web pages.
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google
  • Mixx
  • Smarking
  • Technorati
  • Webnews.de

Öğretmen adayları KPSS’yi protesto etti

24 Şub 2008 Kategori: güncel

İşsiz ve atanamayan öğretmen adayları, KPPS’yi protesto etti.
Grup adına açıklamayı 2006 yılından beri atama bekleyen Tuğba Çelik isimli öğretmen adayı yaptı. Yapılan açıklamada, sayısı 180 bini bulan işsiz öğretmenlerin 5-6 yılının boşuna gittiğine işaret edildi. Eğitim Fakültesi’nden mezun olan öğretmenlerin bir de KPSS’ye sokulmasının mantığa aykırı olduğu belirtilen açıklamada, Eğitim Fakültesi mezunu kişilerin öğretmenlikten başka vasıflarının olmadığının altı çizildi. Açıklamada, “Bugün 180 bin olan işsiz öğretmen yarın katlanarak artacak ve ilerisi için
maalesef ikinci bir ÖSS kabusu ülkemizin gençliğini beklemektedir. Sözgelimi 10 yıl sonra öğretmenler için KPSS devam ederse, 1 milyon öğretmen işsiz, umutları tükenmiş olarak kayacaktır” denildi. Açıklamada 25 Şubat’ta yapılacak atamalara da dikkat çekilirken, 4 bin 786 kişilik atamanın 2 bin 500′ünün sözleşmeli olan öğretmenlerin kadroya geçirilmesi olduğunun altı çizildi. 180 bin işsiz öğretmen ve 100 bin öğretmen açığı bulunan Türkiye’de 4 bin 786 öğretmen atamanın da “komediden” başka bir şey olmadığı ifade edilen açıklamada, “Bu atamanın kamuoyu baskısını yatıştırmak için yapıldığı, ihtiyaçla ve beklentiyle hiç örtüşmediği herkes tarafından bilinmelidir” denildi.

Bu yazıyı paylaşabilirsiniz: These icons link to social bookmarking sites where readers can share and discover new web pages.
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google
  • Mixx
  • Smarking
  • Technorati
  • Webnews.de

TTK’ya atama yapılacak

24 Şub 2008 Kategori: duyurular

 

“TTK’ya atama yapılacak”  

ANKARA (ANKA) - Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Talim ve Terbiye Kurulu (TTK) Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan’ın görevinden ayrılması ile ilgili olarak “Hiçbir makam boş kalmaz. Yakın bir zamanda atama yapılacak” dedi.

Bakan Çelik, bakanlıkta düzenlenen Hekimevleri ve Öğretmenevlerinin ortak kullanımına ilişkin protokol imza töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. TTK Başkanı İrfan Erdoğan’ın görevden alınması ve yerine yapılacak atamayla ilgili sorular üzerine, “Dün bununla ilgili açıklamayı yazılı olarak yaptık. Bundan bir başka bir gündem mi yok” dedi. Bakan Çelik, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Talim ve Terbiye Kuruluna yaptığı açıklamalarıyla ilgili olarak ise, “Açıklamamızda ona da cevap verdik” yanıtını verdi.

Çelik, atamanın bakanlık içinden olup olmayacağına ilişkin bir soru üzerine de, “Hiçbir makam boş kalmaz. Atanınca görürsünüz. Çok yakın bir zamanda atanacak” dedi.

Bu yazıyı paylaşabilirsiniz: These icons link to social bookmarking sites where readers can share and discover new web pages.
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google
  • Mixx
  • Smarking
  • Technorati
  • Webnews.de

Sevgili Öğrenciler!

Sitemiz hala Beta aşamasındadır [ yapımda ] . Elbette ki eksiklerimiz ve hatalarımız olacaktır. Sizlerden ricamız blogumuz ile alakalı eksikleri bizlere bildirmeniz ve sitede olmasını arzu ettiğiniz yenilikleri bizlerle paylaşmanızdır.
Yenişehir Anafen - Rehberlik Servisi
Şanlıurfa

Flickr PhotoStream


Google Adsense

Free blog counter