->
Bir çocuk neden yalan söyler?
Çocuğumun yalan söylemesi normal mi?
Çocuğu yalan söylemeye iten sebepler nelerdir?
Çocuğum yalan söylediği zaman ne yapmalıyım, nasıl davranmalıyım?
Yalan, doğru olmayan bir şeyin, doğru olmadığının bilinerek söylenmesi, yapılmasıdır. 4-5 yaşlarında çocuk, gerçekle yalanı ayırt edemez. Bu yaşlarda daha çok “abartmalarla” ve “inanılmaz hikayelerle” olmamış olayları yaşamış gibi anlatır ve gerçekmiş gibi yansıtır. Ergenlik döneminde (6.-7.-8. sınıf) söylenen yalanlarda ise, bir kasıt söz konusudur. Eve geç geldiği zaman, sınavlardan istenen veya beklenen puanı alamadığı zaman, ders çalışmak istemediği zaman, internetkafeye gitmek istediği zaman…
Bu ve buna benzer durumlarda çocukların yalan söyleyebildiği görülmektedir. Çocuğunuzun ilk yalan söylediğine şahit olduğunuz zaman, sizde hayal kırıklığı, şaşkınlık meydana getirebilir. Nasıl davranacağınızı bilemez hale gelip, beklentilerinizin boşa çıktığını düşünebilirsiniz. Hatta umutsuzluğa kapılıp, bu davranışı ortadan kaldırmak için acele edip, yanlış yöntemler kullanabilirsiniz.
Çocuk yetiştirmede unutmamanız gereken en önemli kurallardan birisi, bir problem ile karşılaştığınız zaman, probleme takılmak yerine, çocuğun nasıl bir mesaj verdiğini anlamaya çalışmak olmalıdır. Ergenlik döneminde çocukların vermek istediği en önemli mesaj, “KENDİME AİT BİR HAYATIM VAR. BENİ DİNLEYİN VE BENİ ÖNEMSEYİN” mesajıdır. Dolayısıyla yalan söyleyen çocuk karşısında, “bu çocuğu yalan söylemeye iten sebepler nelerdir, bu sebepleri ortadan kaldırmak için neler yapılmalıdır?” sorularına çare aramak olmalıdır.
Enerjinizi sonuçlar (yalan söyleme gibi) değil de, sebeplerin çözümü üzerine harcadıkça, çocukların istemediğiniz davranışlarının azaldığını göreceksiniz. Çocuğun yalan söylemesi aşağıdaki nedenlerden kaynaklanabilir:
Korku ve cezadan kurtulma;
özellikle OKS dönemindeki öğrencilerin en büyük korkusu, sınavı kazanamamak ve sınavdan sonra anne-babanın göstereceği tepkiden veya ceza vermesinden korkarak yalan söylemesidir. Şu dönemde de deneme sınavlarında başarısız olduğu zaman öğrenci yalan söyleyebilir.
Anne-baba olarak her zaman amaç, istenmeyen davranış ortaya çıkmadan önce koruyucu tedbirler almak olmalıdır. Yukarıdaki sorunla karşılaşmamak için çocuğunuzla oturup konuşmalı, beklentilerinizi makul ve mantıklı bir şekilde açıklamalısınız. Çocuğun başarılı olmasında korkutma yöntemi yerine ödüllendirmeyi tercih etmelisiniz. Ceza vermeniz gerektiği zaman, mutlaka çocuk yanlış davranış yaptığı için cezalandırılmalı, kişiliğini rencide edici veya küçük düşürücü söz ve davranışlar içine girilmemelidir. Örneğin, matematik dersinden düşük net yapan öğrenciye, “sen aptalsın, hiçbir şey beceremiyorsun” denilerek televizyon seyretmesi kısıtlanırsa veya odasından çıkmasına izin verilmezse, öğrenci bir ders yüzünden “aptal” olarak nitelendirilmeyi kabul etmeyecek, istenilmeyen davranışı tekrarlayacak ve ders çalışmayacaktır. Bunu birçok defa söylediğiniz zaman ise, artık “aptal” olduğunu kabullenecek ve kişiliğinin bir parçası olarak görecektir. Bunun yerine “matematik dersinde şu konularda eksiğin var, bu konulardaki eksikliklerini tamamlayana kadar televizyon seyretme saatlerini azaltalım mı veya azaltalım” şeklindeki bir yaklaşım, daha olumlu bir sonuç verecek ve çocuk yalan söyleme ihtiyacı hissetmeyecektir.
Sorumluluktan Kaçma;
yalan söylemeye iten başka bir sebeptir. İlköğretim 1. sınıftan başlayarak şu ana kadar çocuğun sorumluluk ve görevlerini, çocuk yerine anne-baba yapmışsa, öğrenci çok rahat yalan söyleyebilmektedir. Kendisini kontrol edebilme, bencil olmama ve başkalarının hak ve menfaatlerini hiç olmazsa kendisinin ki kadar kıymet vermesini bilen bir öğrenci, yalan söylemeyecektir. Bu ise ancak öğrenciye görev ve sorumluluk vererek ve paylaşmanın verdiği mutluluğu hissettirerek sağlanabilir.
Beğenilmeme ve Sürekli Eleştiri;
Ergenlik döneminde öğrenci, takdir edilmek ve değer görmek ister. Yaptığı ve gösterdiği başarılarla tatmin olmayan ve mükemmeliyetçi yaklaşım sergileyen ailelerdeki çocukların yalan söylediği görülmektedir. Çünkü çocuk, eleştirilmenin ve beğenilmemenin verdiği olumsuz durumdan kurtulmak ve rahatlamak ister.
Arkadaş Çevresi;
Yalan söyleyen ve bunu kişiliğinin bir parçası haline getirmiş arkadaşları olan çocukta, çevresinin etkisiyle yalan söyleyebilir. Çocuğun arkadaşlarının kimler olduğu, boş zamanlarda onlarla neler yaptıkları takip edilmelidir. Çocuğun okul çevresi hakkında bilgi sahibi olunmalı, kötü arkadaşların zararı anlatılarak onlardan ayrılmasının uygun olacağı yumuşak bir üslupla anlatılmalı, farklı faaliyetlere yönelmesinde yardımcı olunmalıdır.
Çocuğa Baskı Yapma;
Doğruyu söyletmek için sıkıştırma, baskı yapma çocuğa yalan söyletebilir. Dudağında yemek bulaşığı olan çocuğa, “Bunu sen mi yedin.” gibi başka bir cevap ihtimali olmayan sorularla sıkıştırmak çocuğu yalancı yapar. Bu tür durumlarda çocuğun ilk tavrı “inkar” olur. “Bu yemeği yememen lazımdı” diyerek tepki vermek daha olumlu sonuç verir. Testlerini çözmeyen bir çocuğa annesi, “babası, çocuğuna sor bakalım testlerini çözmüş mü?” gibi soru sormak yerine, “ders programını uygulayamıyorsan yeni bir program yapalım veya ders çalışmanı engelleyen bir durum var mı?” şeklindeki yaklaşım daha olumlu sonuç verecektir.
Baskı yapmanın en ileri derecesi dayak ve şiddet uygulamaktır.”Doğruyu söylersen kızmam” diyerek çocuğa suçunu itiraf ettirip, daha sonra da “Biliyordum senin yaptığını!’ diyerek dayak atmak, çocuğun kişiliğinde derin yaralar açar. Gerçeği söylemenin kendisine pahalıya mal olduğunu gören çocuk, bundan sonraki olaylarda kolaylıkla yalan söyleyecektir.
Sonuç olarak, çocuğunuzu köşeye sıkıştırarak yalan söylemeye yönlendirmemeli, yalan söylemesi için bilerek fırsat oluşturmamalısınız. Tepkiniz duygusal değil, gerçekçi olmalıdır. İstediğiniz şey, çocuğunuzun yalan söylemeye ihtiyacı olmadığını öğrenmesidir.
Çocuğa güvenmenin önemini anlatan İsmail’in ibretlik hikayesini dinleyelim;
“Evet, ben nedense yalana çok başvuruyorum. Bırakmak istiyorum ama vazgeçemiyorum. Bunun sebebini de şuna bağlıyorum. Galiba 8-9 yaşlarındaydım. Bir gün evimizden kıymetli bir eşya kayboldu. Ben suçlandım. Yapmadığım bir olayı niçin kabulleneyim? Ne kadar çalmadığımı söylesem de inandıramadım. Babam sonunda beni ayaklarımdan tavana astı ve doğruyu söyleyene kadar bu şekilde kalacağımı söyledi. O kadar çok acı çektim ki, “ben yaptım baba” diye bağırdım. Bunun üzerine babam beni indirdi ve “doğruyu adama ben böyle söyletirim” diye konuştu. Sonra eşya bulundu, benim çalmadığım anlaşıldı, ama bundan sonra ne zaman sıkıntılı ve zor bir durumla karşılaşsam yalana başvurmak, alışkanlık haline geldi bende.”
Çocuğunuzun yalan söylediğini tespit ettiğinizde, sakin olup ani kararlar vermeden “Neden yalan” sorusuna cevap aramak gerekir. Aşağıdaki soruları da kendinize sorarak cevap arayabilirsiniz:
Acaba çocuğa yeterli ilgi ve sevgiyi gösterebiliyor muyum?
Çevresindeki insanlar kötü örnek mi olmaktalar?
Çocuğum neden hatalarını yalan söyleyerek kapatmaya çalışılıyor?
Hoşgörülü bir ortamın olmaması çocuğu yalana iter. Acaba çocuğum nasıl duygu ve düşünceler içerisinde, gereken hoşgörüyü gösteriyor muyum?
Gücünün üstünde sorumluluk vererek yalan söylemesine teşvik mi ediyorum?
Her istediğini yapmam, çocuğun görevlerini yerine getirmem yalan söylemesine mi neden oluyor?
Çocuklar arasında kıyas yaparak yalan söylemesine mi sebep oluyorum?
Çocuğun kendine güveni zayıf, yalanlarla mı bu zaafını kapatmaya çalışıyor?
Yararlanılan Kaynaklar
Saygılı, S. Çocuklarda Davranış Bozuklukları, Elit Yayınları, İstanbul, 2005. Aydınlı, H. Çocuk Eğitiminde Sık Sorulan Sorular ve Cevapları, Zambak Yayınları, İstanbul, 2002. Cüceloğlu, D. İnsan ve Davranışı, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1995
Sitemiz hala Beta aşamasındadır [ yapımda ] . Elbette ki eksiklerimiz ve hatalarımız olacaktır. Sizlerden ricamız blogumuz ile alakalı eksikleri bizlere bildirmeniz ve sitede olmasını arzu ettiğiniz yenilikleri bizlerle paylaşmanızdır. Yenişehir Anafen - Rehberlik Servisi Şanlıurfa
Leave a reply